Benan Kur’an’da Geçiyor Mu? Bir Soru, Bir Arayış ve Bir Hikâye
Hayatımda o kadar çok soruyla karşılaştım ki. Çoğu zaman cevabını bulmak kolay olmuyor. Ama bir soru var ki, onun cevabı beni yıllardır peşinden sürüklüyor: “Benan Kur’an’da geçiyor mu?” Her şey bir sabah başladığı gibi, bir sabah, hiç beklemediğim bir anın içinde bu soruyla karşılaştım. Kayseri’de, kendi odamda, penceremin hemen önünde çiçek açmış menekşelere bakarken birden bir düşündüm. Ne kadar da garipti… Hayatın, bir insanın ya da bir şeyin anlamını aramak gibi bir şeydi bu.
Sorunun Yükü
Günlüğüme yazdığım her cümle, bir anlam arayışının derinliğini taşıyor. Çoğu zaman yazarken hissettiğim heyecan, bir soruya doğru yaklaşırkenki o içsel gerilimle karışıyor. O gün de öyle oldu. O sabah çayımdan ilk yudumu alırken, aklıma takıldı. “Benan Kur’an’da geçiyor mu?” diye sordum kendime. Şu an 25 yaşındayım, bu yaşıma kadar birçok anlam arayışı yaşadım ama yine de bir eksiklik hissi vardı. Benan, hep kulağımda yankı yapan, içinde bir anlam barındıran bir isim gibi geliyordu bana. Anlam arayışımın peşinden sürükledim kendimi.
İlk Duygularım
O anda ne hissettiğimi hatırlıyorum. Hayal kırıklığı mı, heyecan mı, yoksa daha derin bir anlam arayışı mı? Hepsi bir arada. Hiçbir şeyin kolay olmadığını bilen biriyim, ama bu soru biraz daha derindi. Hepimiz zaman zaman “acaba”larla, “neden”lerle boğuluyoruz. Ben de boğulmuştum. Bu yüzden hemen telefonumu alıp araştırmaya başladım.
İçimi bir karanlık kapladı. İnsanın inandığı şeylerle yüzleşmek zorlayıcı olabiliyor. Çünkü bazen cevaplar, tahmin ettiğimiz gibi çıkmıyor. Google’da gezinmeye başladım, benan ismiyle ilgili herhangi bir şey bulmaya çalıştım. Ama bir süre sonra, hiç kimse tam olarak cevap vermemişti. Bu, beni daha da derin bir düşünceye sevk etti.
İslam’ın Derinliklerine Yolculuk
Birden kendimi, Kur’an’ı yeniden okurken buldum. Bu, bir tür içsel bir yolculuk gibiydi. Allah’ın kelamındaki derin anlamları daha bir hissetmek, her kelimenin altında ne kadar büyük bir hikâye olduğunu görmek istedim. Benan adı, aslında tam olarak geçmiyordu. Bu durum, bana insanın hem eksik olduğunu hem de sürekli bir şeylere ulaşmak için bir arayış içinde olduğunu hatırlattı. Hepimiz bir şeyler için yola çıkıyoruz. Çoğu zaman da bu yolda kayboluyoruz. Kimse tüm cevapları bilmez, her şeyin tam ortasında olmamak belki de insan olmanın anlamıdır.
O an, bir yandan yalnız hissetsem de bir yandan rahatladım. Her şeyin hemen netleşmemesi gerekiyordu. Bazen, bir şeyin eksikliği, o şeyin özlemi, bir insanın tam anlamıyla tamamlanmamış bir hali… Hepsi bir araya geldiğinde, bir bütün halini alıyor. Belki de “Benan”ın Kur’an’da geçmemesi, aslında her şeyin bir tamamlanma süreci olduğunu hatırlatıyordu. Her eksik, bir yerden sonra tamamlanmaya doğru yol alır.
Umut ve Arayışın Gücü
Bir sabah daha, güneşin ışıkları Kayseri’nin dağlarına vururken bir kez daha düşündüm. Arayışımda bulduğum bu sorunun, belki de bana daha büyük bir ders vermiş olduğunu fark ettim. İnsanlar sürekli bir şeyler arar. Bir anlam, bir açıklama, bir rahatlama. Ben de aynı şekilde arıyorum. Ama bazen cevapsız kalmak, içsel bir huzura götürüyor.
Bu arayışta öğrendiklerim, her şeyin zaman içinde yerli yerine oturması gerektiği oldu. Belki de hayatın anlamı, aradığımız şeyde değil, arayışın kendisinde gizlidir.
Sonuç: Soruların Cevapsız Kalması
Benan’ın Kur’an’da geçip geçmediği sorusunun cevabını bir kenara bırakıyorum. Çünkü aslında bu soru bana çok önemli bir şeyi öğretti: Hayatımda ve inançlarımda cevapsız kalan birçok şey var. Belki de cevapsızlık, insanın doğru yolda olduğunu gösteren bir işarettir. Birçok sorumuz olabilir, ama belki de her şeyin cevabını bilmek gerekmez. Bazen sadece aramak yeterli.
Bu yazıyı yazarken yine içimde bir huzur var. Belki de o huzur, bu arayışın sonunda, her şeyin eksik ve tamamlanmış haliyle bir bütün olmasıdır. Her şey bir soruyla başlar, ama sorusuz bir yolculuk da en az cevapsız bir soru kadar değerlidir.