Bir yaz akşamı, deniz kenarında oturmuş nefes almanın ne kadar kıymetli olduğunu düşünüyordum. Yanımda dostlarım vardı: Mehmet, her zamanki gibi çözüm odaklı yaklaşımıyla sorular soruyor, Ayşe ise empatik tavrıyla herkesi içine alan sohbetler açıyordu. Sohbetin bir anında, küçük bir çocuk “İnsanlarda hava kesesi var mı?” diye sordu. O an hepimiz durduk. Çünkü bu masum soru, aslında hayatımızın en temel gerçeğine dair bir yolculuğun kapısını aralıyordu. Hikâyenin Başlangıcı Mehmet hemen söze atıldı: “Hava kesesi balıklarda olur, onların suda dengede kalmasını sağlar. İnsanlarda öyle bir yapı yok.” Cümleleri net, çözüm odaklıydı. Fakat Ayşe, çocuğun gözlerindeki merakı fark ederek yumuşak bir sesle devam…
10 Yorum