Pişmiş mantar ısıtılır mı? (Benim mutfakla olan kişisel psikolojik savaşım)
Merhaba! Cova sayfasının bu haftaki konusu “Pişmiş mantar ısıtılır mı”. Umarız faydalı bulursunuz!
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Hayatımın büyük kısmı “bugün ne yesem?” sorusuyla, geri kalan kısmı da “dün ne yediğim bugün beni zehirler mi?” sorusuyla geçiyor. Özellikle konu yemek ısıtmak olunca beynimde küçük bir meclis toplanıyor: biri “çöpe at yazık olur” diyor, diğeri “risk alma kardeşim, mide tek” diye bağırıyor.
Ve bu meclisin en hararetli tartışma konusu son zamanlarda şu oldu: Pişmiş mantar ısıtılır mı?
Bunu ilk düşündüğüm anı hatırlıyorum. Dolapta yarım porsiyon mantarlı makarna vardı. Üstüne sabaha karşı açlık krizinde “yarın için de kalsın” diyerek gururla koymuştum. Sonra sabah oldu. Ve ben o sabah… ben değildim.
Mutfağa girdim, kapağı açtım, o mantar bana baktı. Ben ona baktım. O bana “dün gece güçlüydün” dedi sanki. Ben de “bugün de güçlüyüm ama midem aynı fikirde değil” dedim içimden.
İşte o an başladı her şey.
Mantar meselesi neden bu kadar ciddileşiyor?
Normalde yemek ısıtmak basit bir şey gibi görünür. Pilav ısıtılır, makarna ısıtılır, hatta çorba zaten ısıtılmak için vardır. Ama mantar… mantar başka bir ligde oynuyor.
Çünkü mantar dediğin şey biraz “hassas arkadaş”. Hani bazı insanlar vardır, iki gün konuşmazsan trip atar, mantar da öyle. Bir kere pişti mi, ikinci turda “ben artık aynı ben değilim” diyebiliyor.
Bir gün arkadaş ortamında bunu açtım:
— “Beyler pişmiş mantar ısıtılır mı sizce?”
Arkadaşlardan biri hiç düşünmeden:
— “Isıtılır ama hayatınla kumar oynarsın.”
Diğeri:
— “Ben ısıtıyorum ama kendime saygım az.”
Üçüncüsü:
— “Mantar zaten doğada garip bir şey, neden risk alıyorsun?”
Ben o an şunu fark ettim: Kimse kesin konuşmuyor. Çünkü herkes ya bir kere zehirlenmiş ya da zehirlenme ihtimalinden psikolojik travma yaşamış.
Mantarın kimyasal dramı ve benim abartılı hayal gücüm
Ben biraz fazla düşünen biriyim. Hani biri “mantar ısıtılır mı?” dese, ben gidip önce mantarın çocukluğunu sorgularım.
“Bu mantar nerede büyüdü?”
“Nasıl toplandı?”
“Pişerken neler hissetti?”
“İkinci ısıtmada intikam planı var mı?”
Tamam, kabul ediyorum, biraz abartıyorum. Ama mutfakta yalnız kalınca insanın zihni küçük Netflix dizisi gibi çalışıyor.
Bir kere dolaptan çıkardığım mantarı ısıtmaya hazırlanırken kendimi şunu düşünürken buldum:
“Ya bu mantar aslında tekrar ısıtılmak istemiyorsa?”
Sonra kendime dedim ki:
“Dostum, bu mantar. Manifest yapmıyor.”
Ama işte beyin böyle değil. Özellikle açken hiç değil.
Pişmiş mantar ısıtılır mı? sorusunun bilimsel değil, duygusal tarafı
İnternette araştırınca herkes farklı bir şey söylüyor. Biri “kesinlikle ısıtılmaz” diyor, diğeri “doğru saklarsan sorun yok” diyor. Üçüncüsü “ben ısıttım bir şey olmadı” diyerek en tehlikeli cümleyi kuruyor.
Çünkü “bir şey olmadı” cümlesi mutfakta Rus ruleti gibi.
Benim yaklaşımım ise tamamen duygusal.
Eğer mantar bana güven veriyorsa ısıtırım.
Eğer dolapta bana “beni unut” enerjisi veriyorsa uzak dururum.
Ama dürüst olayım: çoğu zaman mantar bana hiçbir şey söylemiyor. Sadece orada duruyor. Ve ben bu sessizliği bile fazla yorumluyorum.
İzmir’de yalnız yaşamak ve mantar ısıtma kararları
İzmir’de yalnız yaşayınca mutfak kararları tamamen kişisel kriz yönetimine dönüşüyor.
Bir gün işten gelmişim, yorgunum, evde mantarlı yemek var. İç sesim konuşuyor:
— “Isıt gitsin ya, hayat kısa.”
— “Ama mantar…”
— “Ama açsın.”
— “Ama sağlık…”
— “Ama makarna…”
Sonunda mutfağa gidiyorum. Tencereyi açıyorum. O an sanki küçük bir mahkeme başlıyor.
Hakim ben, savcı ben, avukat ben.
Ve karar:
“Isıtılıyor.”
Ama sonra ısıtırken bile içim rahat değil. Sanki mantar bana bakıp “bunu unutmayacağım” diyor gibi.
Mutfakta yaşanan mikro panikler
İlgili Makale: Pişmiş mantar dolapta nasıl saklanır ?
Mantar ısıtırken yaşadığım bazı küçük ama yoğun panikler var:
“Koku normal mi?”
“Bu buhar mı yoksa uyarı sinyali mi?”
“Neden biraz fazla sessiz kaynıyor?”
“Ben neden böyle şeyleri düşünüyorum?”
Bir keresinde ısıttığım mantarlı makarnayı yerken Google’da “zehirlenme belirtileri kaç saatte çıkar” diye arattığımı hatırlıyorum.
Yani yemek yerken bile geleceği düşünüyorum. Bu sağlıklı bir davranış mı? Tartışılır.
Arkadaş ortamı ve mantar felsefesi
Bir akşam arkadaşlarla otururken konu yine döndü dolaştı mantara geldi.
Ben dedim ki:
— “Pişmiş mantar ısıtılır mı sizce?”
Masadaki sessizlik 2 saniye sürdü. Sonra kahkahalar başladı.
Bir arkadaşım:
— “Senin hayatındaki en büyük problem bu mu gerçekten?”
Diğeri:
— “Kanka sen mantarı değil, hayatı ısıtıp ısıtmamayı sorguluyorsun.”
Bir an durdum. Haklı olabilirlerdi.
Ama sonra düşündüm: Hayat zaten biraz mantar gibi değil mi? Bir kere pişiyor, sonra tekrar ısıtmaya çalışıyorsun, bazen güzel oluyor bazen mideni bozuyor.
Bu düşünceyi söylemedim tabii. Çünkü o an fazla felsefi kaçardı ve muhtemelen sipariş ettiğimiz döner soğurdu.
Mantarı ısıtma kararı: İnsanlığın küçük sınavı
Aslında mesele sadece mantar değil. Mesele “kalan yemeği ne yapacağız?” meselesi.
Çünkü herkesin hayatında yarım kalmış yemekler var. Yarım pizza, yarım makarna, yarım umut…
Ve biz her seferinde şu soruyu soruyoruz:
“Bunu tekrar ısıtırsam aynı olur mu?”
Cevap genelde:
Hayır.
Ama yine de yapıyoruz.
Çünkü insan biraz inatçı bir varlık.
Mutfakta yalnızlık ve mantarla kurulan garip bağ
Bir noktadan sonra fark ettim ki ben mantarla garip bir bağ kuruyorum.
Buzdolabını açınca sanki orada küçük bir toplum var:
Yoğurtlar ciddi, domatesler stresli, mantar ise biraz “ben buraya ait değilim” hissinde.
Ve ben o mantarı ısıttığımda sanki ona ikinci bir şans veriyormuşum gibi hissediyorum.
Bu bile tek başına yeterince absürt.
Ama yalnız yaşayınca insan her şeyi dramatize ediyor.
Gece 02:00 ve mantar kararları
En tehlikeli kararlar gece 02:00’de alınır.
Açlık + yorgunluk + hafif hayat sorgulaması = mantar ısıtma.
Bir gece tam olarak şöyle oldu:
Buzdolabını açtım.
Mantarı gördüm.
Kendime dedim ki:
“Bugün bunu çözeceğiz.”
Sonra ısıttım.
Ve o an hayatımda hiçbir şey değişmedi. Sadece ben biraz daha düşündüm.
Sonuç yok, sadece deneyim var
Şunu net söyleyebilirim: Pişmiş mantar ısıtılır mı sorusunun tek bir cevabı yok. Çünkü bu soru aslında teknik değil, biraz da psikolojik.
Bazıları hiç düşünmeden ısıtır, bazıları asla yaklaşmaz. Ben ise ortada bir yerdeyim: ısıtıyorum ama iç sesimle pazarlık yaparak.
Belki de mesele mantar değil.
Belki de mesele, bizim her küçük şeyde bile “ya bir şey olursa?” diye düşünen beynimiz.
Ama yine de mutfakta her seferinde aynı sahne yaşanıyor:
Dolap açılıyor.
Mantar görülüyor.
Bir iç ses başlıyor.
Ve hayat kısa bir komediye dönüşüyor.
“Pişmiş mantar ısıtılır mı” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Cova olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.