Siyez ve Karabuğday Aynı mıdır? Kayseri’de Bir Pazaryerinde Başlayan Hikâye
Cova ailesi merhaba! Bu içeriğimizde “Siyez ve karabuğday aynı mıdır” konusunu tüm detaylarıyla inceliyoruz.
Sabahın erken saatleri… Kayseri’nin o keskin soğuğu insanın yüzüne ince ince bıçak gibi vururken, pazara doğru yürürken içimde tuhaf bir huzursuzluk vardı. Sanki bir şey eksikti ama ne olduğunu bilmiyordum. Günlüklerime son zamanlarda hep aynı cümleleri yazıyordum: “Bir şeyleri karıştırıyorum, ama neyi?”
O gün pazara gidişimin sebebi basitti aslında. Daha sağlıklı beslenmeye karar vermiştim. İçimde garip bir umut vardı; “kendime iyi bakarsam belki içimdeki dağınıklık da toparlanır” diye düşünüyordum. Tezgahta duran o küçük taneli, kahverengimsi ürünleri ilk kez fark ettiğimde hayatımın bu kadar karışacağını bilmiyordum.
İki Tane Tahıl, Tek Bir Soru: Siyez ve karabuğday aynı mıdır?
Tezgahta yaşlı bir adam vardı. Önünde cam kavanozlar, içinde farklı renklerde tahıllar. Birini işaret ettim.
“Bu nedir?”
“Siyez,” dedi.
Sonra yanındakini gösterdim.
“Karabuğday.”
O an içimde bir şey kırıldı. Sanki iki şey aynı gibi duruyordu. Renkleri benzerdi, küçüklükleri benzerdi, hatta kokuları bile… Ama isimleri farklıydı.
İşte o an içimde dönüp duran soru ilk kez netleşti:
Siyez ve karabuğday aynı mıdır?
Yaşlı adam yüzüme baktı, sanki bu soruyu çok kez duymuş gibi gülümsedi ama kısa cevap verdi: “Değil.”
O kadar basitti ki… Ama benim içimdeki karışıklık basit cevaplarla çözülmüyordu.
Kayseri’nin Soğuğunda İçimde Isınan Bir Merak
Eve dönerken poşetler elimde ağır değildi ama düşüncelerim sanki omuzlarıma taş gibi oturmuştu. Siyez ve karabuğday aynı mıdır sorusu zihnimde yankılanıp duruyordu.
Evde mutfağa girdim. Küçük bir tencere, biraz su, biraz umut… Hepsini karıştırdım.
İlk kez kendi kendime “doğru bir şey yapıyorum” hissini yaşamak istiyordum. Ama içimde garip bir hayal kırıklığı vardı. Çünkü aslında ben sadece bir yemek yapmıyordum. Bir şeyi anlamaya çalışıyordum.
Siyez… Karabuğday…
İkisi de sanki bana hayatın farklı yerlerinden sesleniyordu.
Geçmişin Sofrası: Anneannemin Mutfağı
Su kaynarken birden çocukluğum geldi aklıma. Kayseri’de anneannemin evinde geçen kış sabahları… Sobanın üstünde kaynayan tencere, buğulanmış camlar, dışarıda kar…
Anneannem elinde tahta kaşıkla sürekli karıştırırdı bir şeyleri. O zamanlar ne yaptığını hiç sormazdım. Sadece kokusuna güvenir, sofraya otururdum.
Şimdi düşünüyorum da belki o da siyez kullanıyordu. Belki karabuğday… Ama ben hiç merak etmemişim.
O an içimde hafif bir pişmanlık yükseldi. İnsan büyüyünce en çok çocukken sormadığı sorulara üzülüyor.
Siyez ve karabuğday aynı mıdır sorusu bile bana geçmişimi hatırlatıyordu artık.
İlk Yanılgı: Benzerliklere Aldanmak
Tezgâhta gördüğüm iki tahıl bana o kadar benzer gelmişti ki… Sanki ikisi de aynı toprağın, aynı emeğin ürünüydü. Ama değilmiş.
Sonra internetten bakmaya başladım. Siyez’in binlerce yıllık Anadolu buğdayı olduğunu öğrendim. Karabuğdayın ise aslında buğday bile olmadığını… tamamen farklı bir bitki olduğunu…
O an içimde garip bir boşluk oluştu. İnsan bazen yanlış bildiğini öğrendiğinde üzülür mü? Ben üzüldüm.
Çünkü ben sadece iki tahılı değil, kendi hayatımda da birçok şeyi karıştırdığımı fark ediyordum.
Mutfağın Sessizliği ve İçimdeki Sorgu
Tenceredeki su kaynamaya başladığında mutfak sessizleşti. Sadece suyun sesi vardı.
Ben ise içimde konuşuyordum:
“Nasıl bu kadar benzetmiş olabilirim?”
“Siyez ve karabuğday aynı mıdır diye sormak bile saçma mıydı?”
Ama sonra kendime kızmayı bıraktım. Çünkü fark ettim ki insan bazen benzeterek öğrenir.
İki farklı şeyin aynı olmadığını anlamak bile bir öğrenme biçimiydi.
O an içimde küçük bir umut doğdu. Belki de hayat da böyleydi. Yanlış benzetmeler, yanlış sorular… Hepsi bir yere varıyordu.
Bir Kaşık Deneyim: İlk Tadım
İlk lokmayı aldığımda ikisinin farkı sadece bilgi değil, his olarak da ortaya çıktı.
Siyez daha tok, daha topraksı bir tat bırakıyordu. Sanki Anadolu’nun eski köylerinden bir ses taşıyordu içinde.
Karabuğday ise daha hafifti, daha kırılgan bir tadı vardı. Sanki başka bir coğrafyanın rüzgârı esiyordu içinde.
O an gözlerimi kapattım.
Ve kendime şunu söyledim:
“Bunlar aynı değil.”
Ama içimde garip bir şekilde bir rahatlama vardı. Çünkü artık biliyordum.
Siyez ve Karabuğday Aynı mıdır? Öğrenmenin İçindeki Duygular
Bu sorunun cevabı basit olabilir: hayır, aynı değiller.
Ama benim için mesele hiçbir zaman sadece bilgi olmadı.
Bu soru bana şunu öğretti: İnsan bazen en basit sorularda bile kendini bulur.
Siyez ve karabuğday aynı mıdır diye sormak, aslında benim “ben neyi karıştırıyorum?” sorumun başka bir versiyonuydu.
Hayatımda da benzerliklere aldanıyordum. İnsanlara, duygulara, anlara…
Ama artık fark ediyordum.
Benzer görünen her şey aynı değildi.
İçimdeki Değişim
Günler geçti. O gün yaptığım yemeği birkaç kez daha yaptım. Her seferinde farklı hissettim.
Bazen mutfakta yalnız olmayı sevdim. Bazen de sadece düşüncelerimle kalmaktan korktum.
Ama en çok da şunu hissettim: öğrenmek, insanın içini acıtan ama aynı zamanda iyileştiren bir şeydi.
Siyez ve karabuğday artık sadece iki tahıl değildi benim için.
Biri geçmişti, biri yabancı bir gelecekti.
Kayseri’nin Gecesinde Bir Günlük Satırı
O gece günlüğüme şunu yazdım:
“Bugün bir şey öğrendim. Aynı sandığım şeyler aslında hiç aynı değilmiş. Ve bunu öğrenmek içimi acıttı. Ama garip bir şekilde rahatladım.”
Kalem elimde durdu bir süre.
Sonra devam ettim yazmaya:
“Belki de büyümek tam olarak budur.”
Siyez ve Karabuğday Aynı mıdır? Sorunun İçimde Bıraktığı İz
Şimdi geriye dönüp baktığımda o sorunun beni sadece bir bilgiye değil, kendime götürdüğünü görüyorum.
Siyez ve karabuğday aynı mıdır?
Hayır.
Ama bu soruyu sormak, beni kendime yaklaştırdı.
Kayseri’nin soğuk sabahında başlayan o küçük merak, içimde büyük bir farkındalığa dönüştü.
Ve belki de en önemlisi…
Artık benzerliklere değil, farklara bakmayı öğreniyorum.
Çünkü bazen insan, farkları gördüğünde gerçekten görmeye başlar.
“Siyez ve karabuğday aynı mıdır” konusunda merak ettiklerinizi bu yazımızda ele almaya çalıştık. Cova okurları için daha fazlası yolda!