Kayseri’nin Soğuğu ve O İlk Gece Kayseri’de kışın nasıl bir şey olduğunu anlatmak zor. Kelimeler yetmiyor gibi geliyor bazen. Dışarı çıktığında yüzüne çarpan hava, sanki sadece soğuk değil; biraz da sert, biraz da sabırsız. O gece evin içine döndüğümde montumu bile çıkarmak istememiştim. İçerisi dışarıdan çok da farklı değildi aslında. Duvarlar soğuk, zemin soğuk, hatta nefesim bile soğuk gibi hissediliyordu. O gün yeni eve taşınmıştım. Küçük, ikinci el eşyalarla döşenmiş bir daireydi. Ama bana o an saray gibi gelmişti. Çünkü ilk defa yalnız yaşıyordum. Bu yalnızlık fikri başta heyecan vericiydi. Kendi düzenim, kendi sessizliğim, kendi zamanım… Ama gece ilerledikçe o…
Yorum BırakEtiket: ama
Dağların Sessizliğinde Başlayan Bir Soru Kayseri’de yaşamak bana hep aynı şeyi öğretti: bazı soruların cevabı kitaplarda değil, rüzgârın içinde saklıdır. 25 yaşındayım ve çoğu zaman kendimi defterlere dökerken buluyorum. Kelimeler yetmediğinde yürümeye başlıyorum. O gün de öyle oldu. Şehrin dışına doğru, taş yolların başladığı yere kadar yürüdüm. İçimde garip bir huzursuzluk vardı. Sanki bir şeyleri anlamaya çalışıyor ama yanlış yerden bakıyordum. Aklımda tek bir soru dönüyordu: Keklikler ne avlar? Bunu ilk duyduğumda basit bir merak gibi gelmişti. Ama içimde büyüdükçe, sanki daha derin bir anlam kazanıyordu. Sadece bir kuşun beslenme biçimi değil, hayatta kalma mücadelesi gibi hissettirmeye başlamıştı. Yolun Kenarında…
Yorum Bırak