İçeriğe geç

Doka nedir ?

Doka Nedir? İnsan Kalbinin Sessizce Kırıldığı Anların İsmi

Kayseri’de yaşayan biriyseniz, özellikle sonbahar akşamlarında insanın içine çöken o garip hissi iyi bilirsiniz. Hava bir anda soğur, Erciyes’in tepesi bulutlarla kapanır, sokak lambaları erken yanar. İnsan kalabalığın içindeyken bile kendini yalnız hisseder. Ben bazı akşamlar Cumhuriyet Meydanı’ndan yürüyerek eve dönüyorum. Kulaklığım takılı oluyor ama çoğu zaman müzik bile açmıyorum. Çünkü bazen insan kendi iç sesini bastırmak istemiyor.

“Doka nedir?” sorusunu ilk duyduğum günü hâlâ çok net hatırlıyorum.

Telefon ekranına uzun uzun bakmıştım.

Bir arkadaşım mesaj atmıştı sadece:

“Bence bugün tam doka hissettim.”

Önce anlamamıştım. Sonra araştırdım. Ve okudukça boğazım düğümlendi.

Doka, bir şeyin aynı anda hem güzel hem de acı verici olduğunu fark ettiğin anmış. Hayatın geçiciliğini, insanların değişmesini, anıların bir daha geri gelmeyeceğini hissetmekmiş. Bir fotoğrafa bakarken içinin sızlaması gibi… Güldüğün bir anın aslında çoktan geçmiş olduğunu anlamak gibi…

O gece odamın ışığını kapatmadan yatağın kenarında uzun süre oturdum. Çünkü hayatım boyunca hissettiğim ama adını koyamadığım birçok duygunun aslında bir adı varmış.

Doka.

Bir Çay Bardağında Kalan Sessizlik

Geçen kıştı. Kayseri ayazı insanın yüzünü kesiyordu resmen. Arkadaşım Emre’yle yıllar sonra ilk kez buluşmuştuk. Lisede her gün beraber olduğum insandı. Aynı sırada otururduk. Aynı kıza âşık olmuştuk bir ara. Sonra hayat oldu işte… Üniversite, işler, şehirler, yorgunluklar derken uzaklaştık.

Hunat civarında küçük bir çay ocağında oturduk.

Eskiden saatlerce konuştuğumuz adamla o gün bazen dakikalarca sessiz kaldık.

Ve en kötüsü ne biliyor musunuz?

O sessizlik rahatsız edici değildi.

Sadece hüzünlüydü.

Çayın buharı yükselirken Emre bir anda:

“Biz büyümüşüz oğlum,” dedi.

Normal bir cümleydi belki ama içime oturdu. Çünkü gerçekten büyümüştük. Artık kimsenin hayalleri çocukça değildi. Kimsenin kalbi eskisi kadar hafif değildi.

O an doka hissini bütün ağırlığıyla yaşadım.

Karşımda oturan insan aynı insandı ama değildi de. Ben de aynı kişi değildim. İnsan bazen geçmişi özlemiyor aslında; geçmişteki halini özlüyor.

Bunu fark etmek insanın canını yakıyor.

Doka Neden Bu Kadar Derin Hissettiriyor?

Bence bunun sebebi şu:

İnsan bazı şeylerin sonsuza kadar süreceğine inanmak istiyor.

Arkadaşlıkların…

Aşkların…

Aile sofralarının…

Gençliğin…

Ama hiçbir şey sabit kalmıyor.

Annem geçenlerde eski fotoğraf albümlerini çıkardı. Çocukluk fotoğraflarıma baktım. Küçük halim, doğum günü pastasının önünde gülüyor. Babam daha genç. Annemin saçlarında beyaz yok. Ablam üniversiteye daha başlamamış bile.

Fotoğrafı görünce mutlu olmam gerekiyordu belki ama içim daraldı.

Çünkü o gün artık yoktu.

İşte doka tam olarak bu galiba.

Güzel bir anıya bakarken bile kalbinin hafifçe kırılması.

Otobüste Ağlamamaya Çalıştığım Gün

Bazı anlar vardır, insan sebepsiz yere duygusallaşır.

Bir gün iş çıkışı otobüse bindim. Hava erken kararmıştı. Cam kenarına oturdum. Dışarıda sarı sokak lambaları akıyordu. Şoför radyoda eski bir şarkı açtı.

Bir anda lise yıllarım geldi aklıma.

Akşam dershaneden dönüşler…

Kantinde edilen boş muhabbetler…

İlk hoşlandığım kız…

Sınav korkusu…

Dünyanın o zamanlar ne kadar küçük görünmesi…

Ve sonra inanılmaz bir şey fark ettim.

O zamanlar büyümek için can atıyordum.

Şimdi ise sadece birkaç günlüğüne bile olsa o zamanlara dönebilmek için neler vermezdim diye düşündüm.

Boğazım düğümlendi.

Otobüste kimseye belli etmeden gözlerimi camdan kaçırdım. İnsan bazen kalabalığın içinde sessizce üzülüyor. Kimsenin haberi olmuyor.

İşte o an kendi kendime şunu söyledim:

“Demek doka böyle bir şey.”

Hayat Geçtikçe İnsan Daha mı Duygusal Oluyor?

Bence evet.

Çünkü insan kaybetmeyi öğreniyor.

Eskiden hiçbir şey bitmeyecek sanıyordum. Şimdi ise her güzel anın içinde küçük bir hüzün görüyorum. Mesela arkadaşlarla çok güzel bir akşam geçirirken bile içimden bazen şu geçiyor:

“Bir gün hepimiz farklı yerlere savrulacağız.”

Bu düşünce mahvediyor beni.

Ama aynı zamanda yaşadığım anı daha değerli kılıyor.

Belki de doka’nın en garip tarafı bu.

İnsanı hem üzüyor hem de hayata daha sıkı bağlanmasını sağlıyor.

Kayseri Geceleri ve İçimde Büyüyen Boşluk

Okumaya Değer: Dissosiyatif bozukluklar nedir ?

Gece yürüyüşlerini seviyorum. Özellikle hava soğukken. İnsan nefes aldığını daha net hissediyor.

Bir akşam Talas tarafında yürüyordum. Sokaklar sakindi. Bazı evlerin camlarında sarı ışıklar yanıyordu. Bir yerde aile sofraları kurulmuştu muhtemelen. Bir yerde televizyon sesi vardı. Bir yerde çocuk kahkahası…

Ben ise tek başıma yürüyordum.

O an garip bir yalnızlık çöktü içime.

Kötü bir yalnızlık değildi bu. Daha çok hayatın akıp gittiğini hissettiren bir şeydi.

Bir zamanlar benim de çocuk olduğumu düşündüm.

Bir zamanlar babamın elini tutarak yürüdüğümü…

Bir zamanlar geleceğin bu kadar karmaşık görünmediğini…

İnsan büyüdükçe bazı duygular ağırlaşıyor.

Doka hissi de tam burada başlıyor sanırım.

Çünkü zaman ilerledikçe hiçbir şeyin tamamen bizim olmadığını anlıyoruz. Ne insanlar… Ne anılar… Ne de gençliğimiz…

Doka ve Aşkın İç İçe Geçtiği Anlar

Birini severken de hissediliyor bu duygu.

Geçen yıl hayatımda biri vardı. Beraber kahve içmeye giderdik. Sürekli konuşurduk. Sesini duymadan uyuyamazdım resmen.

Bir gün beraber yürürken ona baktım ve sebepsiz yere içim burkuldu.

Çünkü o anın sonsuza kadar sürmeyeceğini hissettim.

Ne kadar seversek sevelim bazı şeyler değişiyor. İnsanlar uzaklaşıyor. Hisler dönüşüyor. Hayat araya giriyor.

Nitekim öyle de oldu.

Şimdi bazen onun geçtiği sokaklardan yürürken içimde tuhaf bir boşluk oluyor. Ne tam özlem diyebiliyorum ne tamamen unutmuşum gibi hissediyorum.

Sadece içimde ince bir sızı kalmış gibi.

Doka belki de tam olarak budur:

Bir şeyin güzelliğini fark ederken aynı anda geçici olduğunu bilmek.

Doka Nedir Sorusunun En Gerçek Cevabı

Bence doka bir kelimeden fazlası.

Bir his.

İnsan ruhunun sessiz tarafı.

Eski mesajları okurken durup iç çekmek…

Çocukluk mahallene gidince yabancı gibi hissetmek…

Ailen yaşlanırken zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fark etmek…

Uzun zamandır görüşmediğin bir arkadaşını görünce hem mutlu hem buruk olmak…

Bunların hepsi doka.

Ve garip olan şu:

Bu duygu insanı kırarken aynı zamanda olgunlaştırıyor.

Eskiden sürekli mutlu olmak isterdim. Şimdi ise bazı hüzünlerin de insanı güzelleştirdiğini düşünüyorum. Çünkü insan en çok hissettiği zaman gerçekten yaşıyor.

Bazı Duyguların İsmini Öğrenmek İnsanı Rahatlatıyor

Doka kelimesini öğrendiğimde neden bu kadar etkilendiğimi sonradan anladım.

Çünkü yıllardır içimde taşıdığım hissin bir karşılığı vardı.

Meğer yalnız değilmişim.

Meğer başka insanlar da geçmişe bakınca boğazında düğüm hissediyormuş.

Meğer bazı insanlar da mutlu anların içinde gizli bir hüzün taşıyormuş.

Bu düşünce tuhaf şekilde iyi geldi bana.

Şimdi bazen gece günlüğüme birkaç satır yazıyorum. Çok da düzenli değil aslında. Ama bazı cümleler hep benzer oluyor:

“Bugün çok güldüm ama nedense içim biraz buruk.”

“Bazı anların geçeceğini bilmek canımı sıkıyor.”

“Keşke bazı insanlarla aynı yaşta kalabilseydik.”

Sanırım insan büyüdükçe anlıyor:

Hayat sadece mutlu anlardan oluşmuyor. Bazen en unutulmaz hisler, içinde biraz hüzün taşıyanlar oluyor.

Sonuç Yerine: Bazı Hisler İnsan Kalbinde Sessizce Yaşıyor

Şu an bu yazıyı gece yarısına doğru yazıyorum. Dışarı sessiz. Kayseri’nin o kuru soğuğu camın ardından bile hissediliyor. Telefonumun ekranı arada yanıyor ama cevap veresim yok kimseye.

Bazı geceler insan sadece düşünmek istiyor.

Geçen yılları…

Kaybettiği insanları…

Değişen hayatını…

Eskisi gibi olmayan şeyleri…

Ve galiba artık şunu biliyorum:

Doka kötü bir duygu değil.

Bir şeyleri gerçekten sevdiğimizi gösteren bir duygu.

Çünkü insan ancak değer verdiği şeylerin geçiciliğine üzülüyor. Eğer bir an içimizi sızlatıyorsa, demek ki zamanında kalbimize dokunmuş. Belki de hayatın en insani tarafı bu.

Bir gün bugünleri de özleyeceğim muhtemelen.

Bu cümle bile içimde hafif bir sızı bırakıyor.

İlgili Makale: Dinimizde astroloji günah mı ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet mobil girişbetexper girişbetexper giriş