İçeriğe geç

Kitabın kelimesi nasıl yazılır ?

Kayseri’de Kış, Defterin İlk Sayfası

Merhaba arkadaşlar! Bu içerikte “Kitabın kelimesi nasıl yazılır” ile ilgili en güncel bilgileri sizlerle paylaşacağız.

Kayseri’nin kışı her zaman biraz sert gelir bana. Rüzgâr, sokakların arasından geçerken sadece soğuk taşlara değil, insanın içine de dokunur sanki. O gün de öyleydi. Kütüphanenin camına vuran kar tanelerini izlerken elimde eski bir defter vardı. Sayfaları biraz sararmış, kenarları kıvrılmış… İçinde yarım kalmış cümleler, hiç gönderilmemiş mesajlar ve kimseye anlatılmamış duygular.

O an aklıma takıldı: “Kitabın kelimesi nasıl yazılır?”

Bunu gerçekten bilmiyor değildim aslında. Ama bazen bazı kelimeler, bildiğin gibi durmaz. İçinde farklı bir anlam taşır, sanki yanlış yazmışsın gibi hissedersin. Ben de o gün tam olarak bunu yaşıyordum. Yazdığım her şey eksik, kırık ve yanlış gibi geliyordu.

Defteri kapatmadım. Çünkü kapatırsam içimdeki ses de susacakmış gibi hissettim.

Çocuklukta Başlayan Bir Yazma Hatası

İlk defa yazı yazmayı öğrendiğim günü hatırlıyorum. İlkokul sıralarında, elimde silgiyle boğuşurken öğretmenim yanıma gelmişti. Defterime bakıp kırmızı kalemiyle bir kelimenin altını çizmişti.

“Böyle yazılmaz,” demişti.

O an utanmıştım. Sanki sadece bir kelimeyi değil, kendimi de yanlış yazmışım gibi hissetmiştim. O günden sonra her yazdığım cümlede bir tereddüt başladı. Doğru mu yazıyorum? Yoksa yine bir yerde hata mı yapıyorum?

Yıllar geçtikçe bu soru büyüdü. Sadece kelimelerle ilgili değil, hayatımla ilgili de aynı şeyi düşünmeye başladım. Yanlış mı yaşıyorum? Eksik mi hissediyorum?

Ve işte o gün kütüphanede otururken, elimdeki deftere bakıp tekrar sordum: “Kitabın kelimesi nasıl yazılır?”

Sanki cevap sadece dilbilgisiyle ilgili değildi.

Bir Gidişin Sessizliği

O defteri açtığım gün, aslında içimde başka bir şey daha vardı. Kimseye söylemediğim bir vedanın ağırlığı.

Bir arkadaşım gitmişti. Belki de “gitmek” kelimesi fazla basit kalırdı onun için. Çünkü sessizce uzaklaşmıştı. Ne büyük bir kavga olmuştu ne de dramatik bir ayrılık. Sadece mesajlar azalmış, sesler susmuş, sonra da tamamen yok olmuştu.

O yokluk, Kayseri’nin soğuğundan daha çok üşütüyordu.

Deftere yazdığım her cümle, ona ulaşmayan bir mektup gibiydi. “Bugün seni düşündüm” yazıyordum mesela. Sonra siliyordum. Çünkü düşünmek bile fazla geliyordu.

Tam o sırada tekrar aynı soru: “Kitabın kelimesi nasıl yazılır?”

Belki de doğru yazmanın bir yolu yoktu. Belki de her kelime, onu yazanın içindeki eksiklikle birlikte doğuyordu.

Geceleri Yazılan Cümleler

Geceleri uyumak yerine yazmayı seçtiğim çok olmuştur. O zamanlar odamın ışığı sarı bir gölge gibi duvarlara düşerdi. Dışarıda sessizlik olurdu, sadece uzaktan geçen arabaların sesi…

Defterim önümde açık olurdu. Kalem elimde, ama çoğu zaman yazamazdım.

Çünkü bazı duygular yazıya dönüşmeden önce boğazında düğümlenir.

O gecelerden birinde yine aynı cümleyi yazdım:

“Kitabın kelimesi nasıl yazılır?”

Bu sefer farklıydı. Sanki bir dil sorusu değil de bir hayat sorusuydu. Bir şeyleri doğru yapma çabamın, aslında beni daha da yanlış hissettirmesi gibi.

Yazdıkça daha çok kayboluyordum.

Defterin İçinde Kaybolmak

Defterim zamanla bir arşive dönüştü. İçinde tamamlanmamış hikâyeler, yarım kalmış duygular, asla söylenmemiş sözler vardı.

Bazen eski sayfaları karıştırırken kendime yabancılaşıyordum. O yazan kişi ben miydim gerçekten? Yoksa sadece hislerinin içinde kaybolmuş biri mi?

Bir sayfada şunu yazmışım:

“Eğer doğru yazmayı öğrenirsem, belki de her şey düzelir.”

Şimdi o cümleye bakınca gülümsüyorum ama içimde hafif bir sızıyla.

Çünkü artık biliyorum: bazı şeyler doğru yazılınca düzelmiyor.

Kelimenin Ağırlığı

Buna da Göz Atın: Kitabın giriş bölümüne ne denir ?

“Kitabın kelimesi nasıl yazılır?” sorusu o günlerde bana sadece bir yazım sorusu gibi gelmiyordu. Daha çok, hayatın içindeki ağırlığı tarif etmeye çalışıyordu.

Bir kelimeyi doğru yazmak, bazen bir insanı doğru anlamak gibi geliyor. Ama insanlar, kelimeler kadar basit değil.

Ben de bunu geç fark ettim.

Birini doğru yazmaya çalışırken, aslında onu kaybettiğimi anladım.

Kaybolan Bir Defter ve Eksik Cümleler

Bir gün defterimi kaybettim.

Bunu söylemek bile garip geliyor. Çünkü o defter sadece kâğıt ve kapaktan ibaret değildi. İçinde benim sustuklarım vardı.

Bursa’ya gitmek için hazırlanırken çantamdan düşmüş olmalı. Ya da bir otobüs koltuğunda unutmuş olabilirim. Emin değilim.

Ama bildiğim tek şey şu: o defter gittiğinde, içimde bir şey de eksildi.

O gün tekrar sordum kendime: “Kitabın kelimesi nasıl yazılır?”

Cevap yoktu.

Sadece boşluk vardı.

Boşlukla Konuşmak

Defter yoktu ama alışkanlık kalmıştı. Yazmaya devam ettim. Bu kez kâğıda değil, zihnime.

Gözlerimi kapatınca sayfalar açılıyordu sanki. Her sayfa başka bir anıydı. Her anı başka bir sızı.

Bazen kendime kızıyordum. Neden bu kadar takılıyorsun? Neden bir kelimeyi bu kadar büyütüyorsun?

Ama içimdeki ses susmuyordu.

Çünkü mesele kelime değildi. Mesele, o kelimenin içinde saklanan anlamdı.

Umutla Yeniden Yazmak

Zaman geçtikçe bazı şeyler değişti. Acı aynı kaldı ama şekil değiştirdi. Artık daha sessizdi.

Bir gün eski bir defter daha buldum. Boş sayfalar beni çağırıyordu. Bu sefer farklı bir şey yaptım. Hata yapmaktan korkmadan yazmaya başladım.

İlk cümlem şuydu:

“Yanlış yazmaktan korkmuyorum artık.”

Sonra durdum. Kalemi bıraktım. Derin bir nefes aldım.

Ve tekrar o soru geldi aklıma: “Kitabın kelimesi nasıl yazılır?”

Bu kez cevap vermeye çalışmadım.

Sadece yazdım.

Kelimelerle Barışmak

Anladım ki bazı sorular cevap bulmak için değil, insanı değiştirmek için vardır.

“Kitabın kelimesi nasıl yazılır?” sorusu da benim için böyleydi. Beni yazmaya, düşünmeye, hissetmeye zorladı. Hatalarımla yüzleşmeye itti.

Artık kelimeleri doğru yazma derdim yoktu.

Daha çok, hissettiğim gibi yazma derdim vardı.

Umarız “Kitabın kelimesi nasıl yazılır” ile ilgili aklınızdaki sorulara yanıt bulabildik. Cova ekibinden sevgilerle!

Son Sayfa

Şimdi Kayseri’de o eski kütüphaneye tekrar gittiğimde, camdan dışarı bakıyorum. Kar yine yağıyor. Her şey aynı gibi ama ben aynı değilim.

Defterim yanımda değil belki, ama içimde.

Ve o soru hâlâ orada duruyor:

“Kitabın kelimesi nasıl yazılır?”

Artık biliyorum, cevap bir kuralda değil.

Cevap, yazmaya devam etmekte saklı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet mobil girişbetexper girişbetexper giriş