İçeriğe geç

Kök 3 tam sayı mıdır ?

Bir Akşamüstü Kayseri’de Başlayan Hikâye

Bugün “Kök 3 tam sayı mıdır” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz.

O gün Kayseri’de hava, insanın içini sıkıştıracak kadar sessizdi. Sokakta yürürken rüzgâr bile sanki bir şey anlatmak istemiyor gibiydi. Cebimde katlanmış bir defter vardı; sayfaları dolu, kenarları yıpranmış, içi benimle dolup taşan cümlelerle. 25 yaşındayım ve bazen hâlâ bazı soruların beni bu kadar sarsmasına inanamıyorum.

Üniversitede matematik dersinde tahtaya yazılan o cümleyle başladı her şey: “Kök 3 tam sayı mıdır?”

Basit bir soru gibi duruyor. Ama o an bana sorulan şey bir matematik problemi değilmiş gibi hissettim. Sanki hayatımın içinde eksik kalan bir parçaya dokunulmuş gibiydi.

Tahtadaki Soru ve İçimdeki Sessizlik

Sınıfta herkes defterine bir şeyler yazıyordu. Tebeşirin tahtaya değdiği o küçük ses bile bana uzak geliyordu. Hoca, “Kök 3 tam sayı mıdır?” diye sorduğunda ses tonunda bir sınav sorusunun soğukluğu vardı.

Ben ise o an sadece şunu düşündüm: Bazı sorular neden bu kadar basit görünürken içimizi bu kadar karıştırır?

Kök 3… Matematikte bir sayı. Ama benim içimde bir anıya dönüştü.

Tam sayı nedir diye düşündüm. Net, sınırları belli, kendinden emin sayılar… 1, 2, 3… Hiçbir şüphe yok. Ama kök 3 öyle değil. Bir türlü tam olamayan, bir yere sığmayan bir şey gibi.

Ve cevap çok netti aslında: Kök 3 tam sayı değildir.

Ama o netlik bile içimdeki karmaşayı susturmadı.

Sınıfın İçinde Kaybolan Ben

Arkadaşlarım soruya hızlıca cevap verdi. Kimisi doğru yazdı, kimisi yanlış. Ama kimsenin yüzünde benim hissettiğim o boşluk yoktu.

Ben o an kendimi garip bir şekilde eksik hissettim. Sanki sadece kök 3 değil, ben de bir tam sayı olamıyordum.

Defterimin kenarına küçük bir not düştüm:

“Tam olmayan şeyler neden daha çok akılda kalıyor?”

Sonra tekrar yazdım:

“Kök 3 tam sayı mıdır?”

Cevabını biliyordum ama içim kabul etmiyordu.

Kayseri Sokaklarında Düşünmek

Ders bitince dışarı çıktım. Kayseri’nin soğuğu yüzüme vurduğunda sanki içimdeki düşünceler daha da belirginleşti. Tramvay sesleri, uzaktan gelen araba gürültüsü… Hepsi bir arka plan gibiydi.

Kafamda tek bir cümle dönüp duruyordu:

Kök 3 tam sayı mıdır?

Bu soru neden beni bu kadar rahatsız ediyordu?

Belki de mesele matematik değildi.

Belki de mesele, hiçbir zaman “tam” hissedememekti.

Bir bankta oturdum. Elimde defterim vardı. Sayfaları çevirdim. Önceki günlerde yazdığım şeylere baktım. Hepsi yarım kalmış cümleler, bitmemiş planlar, ertelenmiş hayaller…

O an fark ettim: Ben hayatımı da bir tam sayı gibi yaşamaya çalışıyordum. Net, düzgün, kusursuz. Ama olmuyordu.

Tıpkı kök 3 gibi.

Bir Sayının Bende Uyandırdığı Fazlalık

Kök 3’ü düşündükçe zihnim daha da açıldı. Matematikte kök 3 yaklaşık 1.732… diye gider, gider, asla bitmez. Sonsuz bir devamlılık.

Bu bana garip bir şekilde tanıdık geldi.

Sanki ben de böyleydim. Bir yere tam oturmayan, sürekli devam eden bir şey.

Ve tekrar sordum kendime:

“Kök 3 tam sayı mıdır?”

Cevap hâlâ aynıydı. Hayır, değildi.

Ama içimdeki his değişmişti. Artık bu “hayır” cevabı beni üzmüyordu. Sadece düşündürüyordu.

Gece ve Defterin Açılan Sayfaları

Gece eve döndüğümde ışığı açmadım hemen. Bir süre karanlıkta oturdum. Kayseri’nin gecesi sessizdi ama zihnim hiç susmuyordu.

Defterimi açtım.

Yazmaya başladım:

“Bugün bir matematik sorusu bana kendimi hatırlattı. Kök 3 tam sayı mıdır? Hayır. Ama ben neden bunu bu kadar içime aldım bilmiyorum.”

Kalem elimde ağırlaştı.

Sonra devam ettim:

“Belki de insan, tam sayı olmayı ister. Net, belirli, değişmeyen biri olmayı… Ama hayat kökler gibi. Kök 3 gibi. Bitmeyen, uzayan, tam olmayan.”

Yazdıkça içim biraz daha hafifledi.

Eksiklik Üzerine Bir İç Konuşma

O an kendime dürüst oldum. Hayatta hiçbir zaman tamamen “tam” hissetmediğimi fark ettim.

Ne hedeflerim, ne ilişkilerim, ne de kendim… Hiçbiri bir tam sayı gibi değildi.

Ama bu düşünce artık korkutucu gelmiyordu.

Aksine, kök 3’ün o sonsuz devam eden yapısı bana tuhaf bir huzur veriyordu.

Çünkü belki de tam olmak zorunda değildim.

Yine de bir yerlerde o soru dönüyordu:

“Kök 3 tam sayı mıdır?”

Ve ben her seferinde aynı cevaba ulaşıyordum:

Hayır.

Ama artık bu “hayır” bir eksiklik değil, bir gerçekti.

Eski Bir Anının İçine Düşmek

Defterin bir sayfasında eski bir yazımı buldum. Lisede yazmışım. Matematik dersinde zorlandığım bir gün.

O zaman da aynı şeyi yazmışım:

“Bazı sayılar neden hiçbir yere tam sığmıyor?”

Gülümsedim.

Demek ki bu soru yıllardır içimdeymiş.

Kök 3 sadece bir sayı değilmiş aslında. Benim zihnimde bir sembol olmuş.

Bir türlü tamamlanamayan şeylerin sembolü.

O Anki Farkındalık

O gece şunu fark ettim: İnsan bazı sorulara cevap bulmak için değil, kendini anlamak için takılır.

“Kök 3 tam sayı mıdır?” sorusu bana matematik öğretmemişti sadece.

Bana şunu göstermişti: Her şeyin tam olması gerekmez.

Sabaha Karşı Gelen Sessizlik

Sabaha doğru uyuyamadım. Pencereyi açtım. Kayseri’nin soğuk havası içeri doldu. Gökyüzü açık, yıldızlar uzaktaydı.

Defterimi son kez açtım.

Şunu yazdım:

“Kök 3 tam sayı değildir. Ama bu beni eksik yapmaz. Sadece farklı yapar.”

Kalemi bıraktığımda içimde garip bir hafiflik vardı.

Sanki uzun süredir taşıdığım bir yük, küçük bir cümleyle yerini sessizliğe bırakmıştı.

Ve o an ilk kez bu soruyu düşündüğümde üzülmedim:

“Kök 3 tam sayı mıdır?”

Cevap değişmedi.

Ama ben değişmiştim.

“Kök 3 tam sayı mıdır” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Cova olarak daha fazlası için buradayız!

Bunu da Okuyun: Siyez ve karabuğday aynı mıdır ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet mobil girişbetexper girişbetexper giriş